top of page

Aşkın Zamanla İmtihanı: "Her Kalp Kendi Şarkısını Söyler"

  • Yazarın fotoğrafı: artebrart
    artebrart
  • 25 Eyl 2024
  • 1 dakikada okunur



Bazı hikayeler vardır, okuduğunuz anda kalbinizde derin bir iz bırakır. "Her Kalp Kendi Şarkısını Söyler" de işte tam böyle bir hikaye. Julia'nın babası Tin Win’in kaybolmuş geçmişini keşfetme yolculuğu, beni en başından içine çekti. Ancak kitabı asıl özel kılan, Tin Win ve Mi Mi’nin birbirine sarsılmaz aşkıydı.


Tin Win, Mi Mi’ye olan sevgisiyle, belki de insan hayatında nadir bulunan türden bir bağlılık gösterdi. Kör olduğu dönemde Mi Mi, onun gözleri oldu. Onları birbirinden ayıran mesafelere, yıllara, hatta ailelerin engellerine rağmen, aşkları asla zayıflamadı. Her gün birbirlerine yazdıkları mektuplar, birbirlerini görmeden dahi kalplerinin bir arada olduğunu bize hatırlatıyor.


Ne var ki, bu mektuplar asla yerlerine ulaşmadı. Belki de en acı kısmı burasıydı; hayatın, aşkı zamana ve koşullara karşı nasıl zorladığını görmek. Ama en sonunda, her şeye rağmen Tin Win ve Mi Mi’nin birlikte ölmesi, aşkın zamana karşı kazandığı büyük bir zaferdi. Bu hikaye bana, aşkın zamanla savaşında ne kadar güçlü olabileceğini bir kez daha hatırlattı.


Bu kitabı okurken, bir an bile birbirinden ayrı kalmak istemeyen iki ruhun mücadelesine şahit oldum. Her ne kadar fiziksel olarak ayrı düşseler de, kalpleri bir aradaydı. Kitabı bitirdiğimde, içimde tatlı bir burukluk kaldı. Çünkü anladım ki, aşk gerçekten de zamana meydan okuyabilir.




 
 
 

Comments


bottom of page